Tıp literatüründe ilk kez Hipokrat tarafından “melankoli” olarak ifade edilen depresyon; kişide üzüntü duygusunun hakim olduğu; bilişsel ve fiziksel özelliklerinde yavaşlama ortaya çıkaran; değersizlik, karamsarlık ve isteksizlik duygularının görüldüğü bir kaygı halidir. Depresyon, farklı fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklarla birlikte görülebileceği gibi ayrı olarak tek başına da ortaya çıkabilmektedir.
Araştırmalara göre insanların %16’sı yaşamları boyunca depresyonla tanışmıştır. Depresyon, sıradan üzüntü durumu ile karıştırılmamalıdır. Nörolojik bulgular, depresyondaki bireylerin beyin hücreleri arasında dengesiz sinyaller iletildiğini göstermiştir.
Depresyon; tüm yaş gruplarında, herhangi bir ekonomik statüde ve cinsiyette görülebilir. Depresyonu ortaya çıkaran faktörler şu şekilde özetlenebilir: Yaş, cinsiyet, evlilik durumu, aile öyküsü, bedensel hastalık, stres ve olumsuz yaşam olayları etkilidir.
Yaşam boyunca deneyimlenen üzücü olaylara yüklenilen bilişler, depresyona sebep olabilir. Depresyon halinde fiziksel belirtilerin görülmesi oldukça yaygındır. Birey, hiçbir tıbbi sebebi olmasa dahi fiziksel bir ağrı hissedebilir. Başlıca belirtileri arasında; karamsarlık, kötümserlik, halsizlik ve güçsüzlük, isteksizlik, odaklanma problemi, değersiz hissetme, harekette yavaşlama, eskiden keyif aldığı şeylerden keyif alamama(anhedoni) durumu gösterilebilir. Bireyler, olumlu değişiklikler olduğunda kendilerini kısa süreli olarak mutlu hissedebilirler. Ardından çökkün ruh haline geri dönülmesiyle kişide kısır döngü devam eder. Uyku düzenindeki değişiklikler(uykusuzluk çekme ya da çok uyuma) de ruhsal belirtilere eşlik etmektedir, en fazla görülen ise sabah erkenden uyanma durumudur. Bireyler, kendini sabah saatlerinde daha fazla depresif hissedebilir. Sabahları kanda görülen kortizol hormonu daha fazladır. Kortizol hormonu, bireylerin depresif belirtileri daha yoğun hissetmesine sebep olabilmektedir. Birey, gün ortasında kendini daha az depresif hissedebilir. Kişide yoğun bir şekilde kendini suçlama görülebilir. Belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterir. Yaşam sorunları ve depresyona özgü duygusal, motivasyonel, bilişsel, davranışsal, fizyolojik belirtilerin azaltılması terapinin genel amaçları arasındadır.
Danışan Görüşleri